25 Nisan 2019 Perşembe

REKABET STRATEJİ OYUNUDUR !


         •İstisnalar hariç genel gerçeğimiz,biz rekabeti bilmiyoruz. Yani, pazar ,rekabet ve rakip okumayı,dolayısı ile oyun kurallarını. Rekabet radarları kapalı ,kendi algılarımız veya verilerimizle iş yapıyoruz. 
            En hayati şey olan fiyat konumlandırmamız bile görece. Kimlerle rekabet ettiğimize kafa yormadan,nişan almadan sağa sola ateş gelişigüzel ateş ederek kaynakları harcıyoruz. Bilgi çağında ,kılıç kalkanla rekabet edip,sadece cephede savaşarak kazanacağımızı sanıyoruz. Satıştan başka derdimiz yok zannediyoruz. Büyük işlerin geleceğini kahraman satıcılara yani şansa bırakıyoruz. Bazı cephelerde kazansak da savaşı kaybediyoruz.
Rekabetin esas riskleri gibi  fırsatlarını da göremiyoruz. Dolayısıyla,çok çalışsak da kronik kazanç problemlerimiz bitmiyor. Olanlardan etkilenip, neden etkilendiğimizi de anlamıyoruz. Adeta,esiyor ama nereden esiyor modundayız. Çünkü hep yüzeysel bakıp, sadece sahnede görünenleri görebiliyoruz. Görünenin görünmeyenden geldiğini düşünmüyoruz.
 Halbuki artık arz değil, talep yönlü dünyada yaşıyoruz. Oyunun kuralları,şekli,roller değişti.Patronluk üreticiden,müşteri-tüketiciye geçti. Artık salt somut mal veya hizmet üretmek yetmiyor. Çünkü,herkes aynısını üretiyor. Üretelim-satalım veya alalım-satalım diye düşünerek iş olmuyor. Sadece,ürün ve ilişki silahı ile savaşarak kazanılmıyor. 
Kazanmak için,önce beyin,sonra bilek gücü,yani stratejik akıl ve rekabet gerekiyor. Rekabetin sahnesine değil, arka plandaki senaryo yazan akıllara, dengeleri değiştiren dinamiklere bakmayı gerekiyor. Yani, stratejik düşünmeyi, rakip-lerden daha etkili düşünmeyi, zihninden bir adım önde olmayı, zihnin hem rakipler hem müşterileri kapsaması gerekiyor. Kazanmak için, rakiplerin aklını ve amacını okumayı, rakip-ler ve olası “hamlelerine göre” rekabet stratejisi  oluşturmayı gerektiriyor. 
Rakiplere göre, senaryo yazıp oyun kurarak, bazen oyun bozarak kazanmayı gerektiriyor.
Çünkü artık rekabet savaşı,savaş başlamadan karargah kurguları ile önce kafada kazanılıyor. Artık kazanmanın tek yolu, eldeki kozlardan, eldeki kartları,iyi stratejilerle doğru kullanmaktan geçiyor.Bu nedenle, kaynakları az olanlar,çok daha fazla olan rakipleri iyi stratejilerle geçebiliyor.İyi bir kafa yüz güçlü elden iyidir,diyor birileri.
Hülasa artık, kafada kazanmadan sahada kazanılmıyor.

EROL AZAKLI
YÖNETİM&STRATEJİ DANIŞMANI
erol@erolazakli.com
azaklierol@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder