25 Nisan 2019 Perşembe

ANLAMAK VE ANLAŞILMAK

         •Sosyal varlık olan kişiler ve kurumlar arasındaki  temel değer ve rekabet farkı buradan başlar. Bu fark ,kendini aşma-aşamama farkıdır. İkisinin dünyayı bakışı, beklentisi çok farklıdır. Kazandır –kazan ya da kazan-kazan ilkeleri de, değişim ve gelişimin temeli de buna dayanır. Rahatını bozmak ve değişmek istemeyenler, benmerkezcidir.
             Anlamak değil anlaşılmak isterler. Kimseyi anlamadan anlaşılmayı beklerler. Kendisi yerine ,başkalarının değişmesini isterler. Kimin ne yapması-yapmaması gerektiğine kafa yorarlar. Anlamak istemedikleri için anlamazlar. Çünkü anlamak istememek, savunma mekanizmasıdır. İçi çarpıtma,yok sayma,görmezden gelme, suçlama,yargılama vs doludur. Anlamak masraflı iş olduğundan, anlarsa değişmesi, gerçekleri kabullenmesi, çaba, fedakarlık vs sergilemesi gerekir. Yani rahatı ve konforu bozması,dahası bedel ödemesi gerekir.
          Anlamak isteyen şirketler; Başkalarının penceresinden bakar, empati yapar. Pazar-müşteri (iç-dış) odağı ve beklentilerinden yola çıkar. Başkalarının ne düşündüğü ve beklediğine kafa yorar, sonra ne yapması gerektiğine bakar. Vermeden alamayacağını, kazandırmadan kazanamayacağını düşünür. Talep değil takdir mekanizmasını işletir.
            Anlaşılmak isteyen şirketler; kendi penceresinden bakar.Kendi beklentilerinden yola çıkar. Ekmeden biçmek, vermeden almak ister. Zaten olması gerekenleri yeterli hatta büyük lütuf sayar.Kendini haklı ve alacaklı görür. Takdir bilmez, ağlamayana meme vermez. Kendi yapacaklarını bilir ama başkalarının ne düşündüğü ve neler yapabileciğini bilmez.Düşünmez de. Kendi dünyasının dışına çıkamadan, içeride sıkışıp kalmıştır. Kimse beni-bizi anlamıyor inancına dayalı, önyargılı,yargılama, suçlama, savunma, döngülü şımarık düzene katlananlar kadar devam eder. 

            Hülasa;İnsanlar ve işletmelerin varlığını sağlıklı sürdürübilmesi için, sağlıklı ilişki ve iletişim kurabilmesi için önce anlamak şarttır.Duygusal-sosyal zeka yani. Anlaşılmayı bekleyen meselenin özünü anlamamıştır. Büyük düşünen anlamak,küçük düşünen anlaşılmak ister. Anlamak isteyen hayatın önünden, anlaşılmak isteyenler, hayatın gerisinden gider. Bugünün rekabet dünyasında anlamak isteyenin şansı ve yeri çok ,anlaşılmak isteyenin gelecekte hiç şansı yoktur. 

            EROL AZAKLI
            Yönetim Danışmanı
             erol@erolazakli.com
             azaklierol@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder